Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane
Genel

“Taburcu” kelimesinin Hüzünlü Hikayesi

26 Eylül 2018

Hepimiz biliriz “taburcu” kelimesinin anlamını. Yüzlerce kez duymuşuzdur. Hatta duyanlarınız daima sevinmiştir. Zira hasta olan bir yakınınız artık hastanede yatacak kadar kötü durumda değildir. Hatta belki de tamamen iyileşmiştir bile. Fakat gel gelelim hiç birimiz sorgulamamışızdır neden hastaneden çıkması kararlaştırılan hastaların durumunun “taburcu oldu.” diye açıklandığını.

Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane… İsminden de anlaşılacağı üzere Osmanlı Devleti zamanında bir tıp okulu. 14 Mart 1827 tarihinde II. Mahmut zamanında açılmış. Çanakkale ve 1. Dünya Savaşı sırasında ülkede tıp eğitimi veren tek okuldur ve en nihayetinde cephelerde bu okulun hocalarına ve talebelerine ihtiyaç vardır. Bu yüzden ülkenin dört bir yanındaki cephelere dağılırlar.

Anadolu insanınında durumu pek farklı değildir. Neredeyse eli silah tutan tüm erkekler cephelerde düşmana karşı savaşmaktadır. Dünya birbirine girmiş, zaten savaşlardan bitap düşmüş Osmanlı Devleti bir oturup soluklanamadan kendisini yeni bir savaşın içinde bulmuş. İşte bu savaşta yaralanan tüm askerleri iyileştirme görevi Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de yetişen hocalar ve talebelere düşmüş. İyileştirdikleri her asker de evin yolunu değil tekrardan cephelerin yolunu tutmuş. Eee, dedik ya memleket yangın yeri diye. Şifayı bulan tekrar savaşa tutuşmuş. Doktorlarda zamanla alışmış bu duruma. İyileştirdikleri askerler için “Tamam, git evine dinlen.” demek yerine “Tamamdır bu, taburuna gönderin.” demeye başlamışlar.

Sonunda savaş bitmiş. Bu sefer Anadolu insanının derdine derman olmaya başlamışlar. Fakat savaş zamanı edindikleri bu alışkanlığı bırakamamışlar. Kısacası ülkemizde doktorlar o gün bugündür iyileşen hastalarını taburuna uğurlarlar.

Yorum yok

    Yorum Yap